DEĞİŞİM

“Yaşamın öğleden sonrasına, neredeyse hazırlıksız adım atarız. Daha da kötüsü, bu adımı yanlış varsayımlarla atarız. Doğrular ve idealler vardır,  bize yardımcı olur, öncülük eder. Fakat yaşamın öğleden sonrasını, yaşamın sabah programına göre yaşayamayız. Çünkü sabah önemli olan şey, akşam önemsiz olacaktır. Ve sabah gerçek olan şey, akşam bir yalan olacaktır.” C.G.JUNG

Büyük düşünürler Tanrı’yla bütünleşmeden bahsettiklerinde, enerji; sessizlikte gerçek olur. Herkes uyurken ve rahatsız edici hiçbir şey yokken, kendini kaynakla yalnız hissettiğinde, bu kaynağa en yakın olduğun zamandır. Kaynakla yalnız olmak, sadece kendini iyi hissetmek değildir, kendi kutsallığının yeni farkındalığıdır, ve onun neyi başarabileceğidir. Tamamiyle geldiğiniz yere geri dönmenizdir. T.S.Elliot’un muhteşem bir sözü vardır: “keşfetmeyi durdurmamalıyız, sonunda tüm keşfimiz başladığımız yere varacaktır ve orayı ilk defa biliriz”

DEĞİŞİM, yaşamımızın sabahından öğleden sonrasına, hırstan anlama olan hareket, genellikle “KUANTUM ANI” diye adlandırdığımızdan önce gelir. Böyle bir terimi kullanmak garip gelebilir, ama “KUANTUM AN” gerçekten de, Maslow’un “Zirve Deneyimi” diye adlandırdığı şeydeki özellikler benzerine işaret etmektedir. Dolayısıyla, dört tane olan bu özelliklerin birincisi, çok canlı olmasıdır. Bu KUANTUM AN’ların ikinci özelliği süprizdir. Üçüncü özelliği iyi olmalarıdır, sizi her zaman iyi hissettirirler. Dördüncü ve son özellik, sürekli olmasıdır. Bu da hemen gelip geçici bir şey olmaması, sizinle sonsuza kadar devam etmesidir. Örneğin: 21 yıl önce içkiyi bıraktım. Bırakabileceğimi hiç hayal edemezdim. Çünkü geçen 10-15 veya 20 yıl boyunca, her gün iki veya üç bira sürekli içerdim. İçmediğim bir gün bile hatırlamıyorum ve bu  değişimi yapmam gerektiğini biliyordum. Sabahın 4:05’ydi, saati çevirdiğimi hatırlıyorum, kalktım havada bir esinti gül kokusu vardı. Bu anın canlılığı hiç bitmedi, bu hiç unutamayacağım bir şeydi. Sanki bir tür güç kontrolü eline almıştı. Bunun şansla bir ilgisi yoktu, sadece doğru an vardı.

Kendi yaşamımızdaki mutsuz noktalar “hiçbir şey bundan daha kötü olamaz” diye düşündüğün zamanlardır. Çoğu zaman kendimizi yüksek yere sevk etmemiz gereken durumlar vardır. Egonun yaptığı bir şeyde haklı olduğunuzu sanmanızı sağlar. Tao’nun muhteşem öğretilerinden biri de şudur: “kendine teslim olmuş şekilde yaşamak için izin ver”. AN geldiğinde yani değişim geldiğinde “kendini serbest bırak, ve her an her birimizde akan bu kaynağın, Tanrı’nın sihirini yapması, uygulaması için izin ver.” O sihir her zaman sizin menfaatinizedir. Eğer ona sadece teslim olursak, kendi hayatımıza karışmayı bırakırsak, yapılmasına izin verirsek, bu yere varırsak, yapılmamış hiçbir şey kalmayacaktır. İhtiyacınız olan her şey sizin için orada olacaktır. Pek çoğumuza bu gizemli gelir çünkü bizlerin her şeyi yapması gereken kişi olduğumuzu sanırız. İlk 9 ay için ihtiyacınız olan her şeyiniz vardı, bu gelecek 90 yıl için neden aynı olmasın? Çünkü müdahale ederiz.

KUANTUM AN’ı tanımlayan, bizi değişime yönelten o canlı, sürpriz verici, iyi, sürekli olan bu özellikler; kaynağa geri döndüğünün ve yaşamaya başladığının, sevgi alanıyla yeniden bağlantı kurduğunun gerçek bir işareti… Yunancada “coşku” kelimesi “entheos iasm” kelimesinden ayrılmış. Şu anlama geliyor: İçindeki Tanrı. İçinizde bir şeye karşı coşku varsa, tutku varsa o zaman o gerçekten Tanrı’nın sizinle konuşması ve şöyle demesidir: Hayatının sonuna gelip Ivan İllich’in (ya tüm hayatım hataysa?)  söylediği şeyleri söyleme, ya hayatım hataysa… Bundan daha büyük bir trajedi düşünemiyorum.

Eşzamanlılık, kaderle işbirliği gibidir, hepsi norm haline gelir ve ego artık yaşamınızdaki sürükleyici kuvvet olmaktan çıkar. Her şeyde güçlü, organize edici bir zekanın olduğunun farkına varmaya başlıyorsunuz. Sizinle ve sizin için işlemektedir, sadece kaynağınızla birlikte olarak meydana gelmesini sağlıyorsunuz. Kendinizin dışında bir şey ile sizi etkileyen kader, yaşamınızdaki hareket ettirici güçle ilgili olmaz, yani kaynakla, bu ilahi organize edici zeka Tanrı’yla, Tao’yla ne olarak adlandırırsanız adlandırın size sanki “Müzik çal, buraya çalmaya geldin ve ben de burada karşına mücadele veya zorluk çıktığında üstesinden gelmen için sana yardımcı olacağım” der. Mücadele olmaz, çünkü kaynak seni destekliyordur. Her birimizde “bilme” var. Biliyorsunuz, “kendinize güvendiğinizde, sizi yaratan bilgeliğe de güveniyorsunuz” denilmiştir. Kim olduğumuzu ve ne anlama geldiğimizi söylemek için buradadır.

 

Dr.Wayne W.Dyer

Değişim

One Comment

  1. yusuf 9 Ocak 2018 at 08:49 - Reply

    tşk.ederim çok güzel bir yazı bende içkiyi 18 yıl önce birden bire bıraktım. sen yeterki istemeyi bil evren sana bunu Allahin ızniyle sunar.hayal et iste sorgulama sadece gerçek ve samimi bir kalple inan sonrasında güzelikleri ve değişime şahit olacaksin saygılar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: