Zaferin Enerji Alanını Oluşturmak

Ne kadar yoğun olarak hedefe odaklanır, ne kadar yoğun olarak “zafer”i düşünür ve zihnimizde canlandırırsak, o denli kusursuz bir rezonans alanı oluşturarak diğer insanlara yollarız. Böylece, hedefimize ulaşmamıza yardımcı olacak her şeyi yaşamımıza çekeriz. Ayrıca bedenimiz de kendini arzu edilen sonuca hazırlar. Artık günümüzde, zihin gücümüzü doğru yönde kullanarak, beynimizde bir nevi “sinirsel bağlantı arşivi” oluşturabileceğimiz gerçeği biliniyor.

Bu açıdan baktığımızda, zihinde canlandırmanın etkisini daha iyi anlayabiliyoruz. Hayal gücümüz sayesinde, istediğimiz durumları zihnimizde canlandırdığımız zaman, rezonans alanımızı en uygun hale getirir, aynı zamanda isteğimizin gerçekleşeceğine olan inancımızı da kuvvetlendirmiş oluruz. Bununda ötesinde ayna nöronlarımızı harekete geçirerek, normalde sahip olduğumuzdan çok daha fazla bilgiye sahip oluruz. Beynimiz, zihnimizde canlandırdığımız konuda gerçekten de yeteri kadar tecrübe edindiğimizi varsayar ve hangi durumda nasıl davranmamız gerektiğini bilir. Böylelikle, çevremizi, kendimize olan güvenimizle, sakinliğimizle ve bilgimizle etkileriz. Bedenimiz kendini güvende hisseder ve olaylar karşısında bir saniye bile zorlanmaz.

Şahsen ben, önemli randevularımı önceden gözümün getirerek, istediğim sonucu zihnimde canlandırmayı çoktan alışkanlık haline getirdim. Böylece kendimi her zaman sakin, olaya hakim hissederek, bocalamadan, olayların akışını kolaylıkla belirleyebiliyorum. Ayna nöronları bunun ötesinde çok önemli başka bir görev daha üstlenir ve bize hepimizin şimdiye kadar  mutlaka hissetmiş olduğu, başka bir duygu verir. Belki, hiçbir şeyleri yokken birdenbire saygı ve servete kavuşan insanların hikayelerini duyduğunda, hissettiklerini hatırlayabilirsin. Belki belli bir süre için cesaretlenmiş, motivasyonun artmış ve onların başardığını, kendinin de başarabileceğini düşünmüştün. Sende bu duyguların uyanmasını sağlayan da yine ayna nöronlarıdır. Ayna nöronları, hayranlıkla okuduğun ya da duyduğun, başkalarına ait başarı hikayelerini, sana ait tecrübeler olarak kaydeder. Bilim adamlarının vardıkları sonuca göre, kendimizi biriyle ne kadar özdeşleştiriyorsak ve arzularımız onunkilerle ne kadar benzerlik gösteriyorsa, o şahsa ait tecrübeyi de o kadar yoğun hissedebiliyoruz. Bu yüzden başarı hikayeleri, sınırlarımızı aşmamıza yardımcı olur. Aynı başarıyı elde edebileceğimizi anlarız.

Başkalarının, görünüşte imkansız olan bir şeyi nasıl başardıklarıyla zihnimiz meşgul olmaya başladığı anda, ayna nöronları faaliyete geçer.

Ulaşmak istediğin şey her ne olursa olsun, başkalarının ona nasıl ulaştıklarını öğren. Bu amaca ulaşmış kişilerin hikayelerini oku, seyret ve analizini yap. Onların tecrübelerini özümse.

  • Başarılı insanların hayat hikayeleri ile ilgilen. Başarılı yaşam öykülerini konu alan kitaplar oku, filmler seyret.
  • Para sıkıntısı çekerken, ekonomik özgürlüğe ulaşmış insanların hikayeleriyle meşgul ol.
  • “Mucize” denilen şeylerle ilgilen.

Bir engel aramakla vakit kaybetme belki hiçbir engel yoktur. Franz Kafka

 Beynimiz Şekillendirilebilir

Beyin üzerinde yapılan araştırmalar bizleri bir kez daha şaşırtıyor. Zira bilim adamları beynin değiştirilebilir olduğunu keşfettiler. Beyin, iştigal ettiğimiz etkinlik doğrultusunda şekil alıyor. Bu değişim sadece teorik anlamda değil, fiziksel olarak gerçekleşiyor. Beynimizde olan bu değişim, meşgul olduğumuz düşünceler ve edindiğimiz tecrübelere göre gerçekleşiyor.

Yapılan bir dizi deneyde, deneklerin daha önce yapmadıkları faaliyetlerde bulunmaları sağlanılmış ve bunun sonucunda beyinlerinde, bu faaliyetler için kullanılan bölgelerde, tıpkı sürekli çalıştırılan bir kasta olduğu gibi, büyüme gözlemlenirken, beynin kullanılmayan diğer bölümlerinde ise bir küçülme gözlemlenmiştir. Beyin, bu bölgelerde gerçekten de hacim kaybetmişti. Bununla eş zamanlı olarak, kullanılan diğer tarafta yeni sinapslar oluşmuş, buradaki enerji akışı hızlanmış ve yeni otomatik düşünce zincirleri faaliyete geçmişti. Demek ki, beynimiz, belli bir süre yeni bir şeyle meşgul olur ve yeni şeyler düşünürsek, ağ bağlantılarını tamamen değiştirme ve sinir hücreleri arasında yeni bağlantılar kurma yeteneğine sahiptir.

Yeni eylemler, düşünceler ve inançlar kısa bir süre sonra güçlü birer gerçeğe dönüşecektir.

Beynimiz kendini buna göre ayarlar.

  • Belirli bir süre, belli bir şey düşündüğümüz, bir müddet belli bir işle uğraştığımız zaman, beynimizin ilgili bölümü büyür.
  • Beynin bir müddet nadasa bırakılan, yani kullanılmayan kısmı ise küçülür.

İlgili bölgelerdeki sinir hücreleri (nöronlar), yeni elektriksel sinyallerin ve böylece yeni bilgilerin daha hızlı ve kolay taşınabilmesi için işlevlerini değiştirir. Bilim, beynin bu şaşırtıcı kendini tamamen değiştirebilme yeteneği için bir isim buldu bile: Plastisite

Burada bizim için büyüleyici olan asıl nokta, yaşamımızda her an yeni oluşumlar meydana getirebileceğimiz gerçeğidir. Beynimiz, düşüncelerimizden etkilenerek, onlar doğrultusunda yeni sinir hücreleri ve ağ bağlantılarını tamamen yeniler.

 

Bir Cevap Yazın